25 Ekim 2010 Pazartesi

Hani Gitmesen Diyorum



Hani gitmesen diyorum
sonbahar rüzgarlarıyla
koynunda yalnızlık mevsimi
geceyi bana yükleyip
yıldızlar asmasan gökyüzüne
boynu bükük bırakmasan
yokluğunla bu sevdayı
hani gitmesen diyorum
bu sevdanın sensiz yanı
yalnızlığıma ağır gelir

22 Eylül 2010 Çarşamba

Hiç Gereği Yokken


Hiç gereği yokken hayata giren insanlar,
Hiç gereği yokken karşına çıkarlar.
Hiç gereği yokken gününü haftanı ayını belkide yıllarını alırlar,
Hiç gereği yokken gece-gündüz aklından geçen her düşünceye bulaşırlar.
Hiç gereği yokken seni istemediğin kadar mutlu ederler,
Sonra Hiç gereği yokken hayatından çıkıp giderler...


Can Yücel

23 Haziran 2010 Çarşamba

Hayat Bazen



Hayat bazen akıntıya karşı yüzmektir
Zor olduğunu bile bile üstüne gitmektir
Hayat bazen isteyerek kaybetmektir.

Hayat bazen istemektir imkansızı
Gelir hayal olur bugün bazısı
Yarında damgası olur sende acısı.

Hayat bazen terslemektir amaçsızca
Kırılıcağını bile bile olumsuzca
Bazen de vazgeçmektir çaresizce...


Emrullah Gemici

9 Aralık 2009 Çarşamba

Tahir ile Zuhre




Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil
Bütün iş bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte
Yani yürekte, yürekte

Mesela bir barikatta dövüşerek
Mesela kuzey kutbunu keşfe giderken
Mesela denerken damarlarında bir serumu
Ölmek ayıp olur mu
Olmaz

Sevgilim
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil
Bütün iş bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte
Yani yürekte, yürekte sevgilim yürekte..

Seversin dünyayı doludizgin
Ama o bunun farkında değildir
Ayrılmak istemezsin ondan
Ama o senden ayrılacak
Yani sen elmayı seviyorsun diye
Elmanın seni sevmesi şart mı,
Değil...

Tahir i Zühre sevmeseydi artık
Yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
Hatta sevda yüzünden ölmek de ayıp değil
Bütün iş bütün iş Tahir ile Zühre olabilmekte
Yani yürekte, yürekte gülüm yürekte yürekte

Hoşgeldin kadınım
Hoşgeldin kadınım
Yorulmuşsundur
Nasıl etsem de yıkasam ayacıklarını
Ne gül suyu ne gümüş leğenim var

Susamışsındır sevgilim
Buzlu şerbetim yok ki ikram edeyim
Acıkmışsındır
Sana beyaz keten örtülü sofralar kuramam
Memleket gibi esir ve yoksuldur odam

Hoşgeldin kadınım, kadınım hoşgeldin
Hoşgeldin gülüm
Ayağını bastın odama
Kırk yıllık beton çayır çimen şimdi...
Kurban olduğum güldün
Güldün
Güller açıldı penceremin demirlerinde
Ağladın
Avuçlarıma döküldü inciler
Gönlüm gibi zengin
Hürriyet gibi aydınlık oldu odam
Hoşgeldin kadınım
Hoşgeldin kadınım
Hoşgeldin kadınım
Hoşgeldin sevgilim
Hoşgeldin...

8 Aralık 2009 Salı

Çok Uzaklara





Birgün başımı alıp uzaklara çok uzaklara gitmeyi o kadar çok istedimki; herşeyden herkesten uzak ölesine sessizce sebebsizce uzaklaşmayı...Yanlızlık yaradana mahsustur ama nere kadar,isyan etmiyorum sadece biraz huzur huzur huzur...Hayatta ne kötüdür kavganın haricinde yere düşmek,heleki düştüğünde kaldıracak bir el yoksa.Gece olunca yıldızları hep kıskanmışımdır;
-Ne güzeldir bakıpta ulaşamamak,herşeyden uzak öle arada bir çıkıp gelmek.Bazen de duvarlara bakar imrenirim,ne bakar durursunuz; tabi diliniz yok ki zaten olsada bi konuşsanız be.Hiçbirşeyi sormadan hiçbir soruya cevap vermden kendime arada bir hayranı olduğum yıldızlara bazen de yoldaşım karadenize seslenmek isterim.Bak yoldaşım dedimde nasılda gülümsedim ne olurdu tek başına herşeyden uzak kendini bilmez bir sahil ucunda denizin şimşek çakar gibi haykırışını dinlesem ,yıldızların birbirleriyle olan yarışını izlesem